Temmuz 17, 2008
(2)…
Taştan yapılmış bir minare, çiçeğe benzeyen zencireklerin oyulduğu tarafa bakan bir kapı ve devamında geniş taşlarla örülmüş bir yol. Yer yer kırılmış kenarlarından fışkırmış yaban otları sarmıştı. Yolun işlek yerlerinde dayanamayıp üzerilerinden geçen atların ve insanların ağırlığıyla ezilmiş, sararmıştılar. İlerde bir kahvehaneyle sonlanacak meydana açılan yol ne kadarda boştu bu yaz gecesi. Biraz önceki vakıa dan sonra neydi bu sesizlik?
Ay ışığı aydınlatmıştı karanlığı, sesler bölmüştü çekirgelerin şarkılarını, ne olmuştu sonra? Anlayamamıştı Zübeyir, sızmak için bir yerler arayan bedenini kimlerin bağladığını nasıl anlayabilirdi bu şuh ve güzel gecede, çekirgeler şarkılarını söylemeye devam ederken..
…
erkankerti*